Proje; çeşitli renkteki küçük parçaların bir araya gelerek anlamlı bir bütün oluşturduğu mozaik kavramından ilham alır. Bu konsept; bireysel potansiyellerin bir araya gelmesiyle oluşan kolektif zenginliği temel tasarım unsuru haline getirmeyi hedefler.
Konak Meydanı’nı, zaman içinde kaybettiği özgün karakterinden kurtararak; bir geçiş mekanından, buluşma ve etkileşim alanına dönüştürmeyi amaçlar. Yapı, meydanın ölçeğini tanımlamak için olabildiğince yakın konumlandırılır; çevredeki tarihî yapıların yüksekliğini aşmayacak şekilde tasarlanır.
Meydanı çevreleyen alanlar; esnek ve çok amaçlı kullanımlara olanak sağlayan sert zemin, su öğesi, dinlenme nişleri ve yeşil alanlardan oluşur. Yapının üst katındaki gözlem terasından İzmir’in gün batımları izlenebilir. Üst örtü; merkezî ışıklıklar ve güneş kırıcı elemanlarla doğal ışık koşullarını yönetir.
Mosaic is achieved by creating a meaningful and aesthetic visual whole by combining small pieces of different colors side by side. This concept drives the project to explore how individual potentials can form a collective whole with diverse, free, and equitable interactions.
The design aims to preserve urban memory while transforming Konak Square from a transitional space into a multi-purpose gathering place. The building maintains contextual scale by respecting surrounding historical structures while defining the plaza effectively.
The surrounding environment features flexible hard surfaces, water features, and greenery. An observation terrace offers views of Izmir’s sunsets, while overhead covers with central skylights and sunshading elements manage natural lighting conditions.